ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

BEN, SEN, O, BİZSİZ ONLAR !


Şimdi düşünelim  yıllardır yazılanları okuduk durduk, konuşulanları dinlerdik durduk, kimi zaman imrendik, kimi zaman üzüldük. Sahabeden , ensardan, muhacirden bahsedilince keşke onlardan biri olsaydım dediğimiz çok olmuştur, ama bunun  mümkün olmadığını da biliyoruz. Gelin şimdi size bir teklifte bulunmak istiyorum, sizde bizde kendimizi bir test edelim, bakalım ne kadar samimiyiz. İşte önümüzde bir fırsat kurban bayramı  geliyor. Her yıl kendimiz için ailemiz için kurban keselim diye imkanlarımızı seferber ederek gereğini yerine getiriyoruz. Şunu hiç düşündünüz mü? “Ben bu sene bir hissede peygamberimizi katıp onun adına sevabını ona bağışlamak üzere kurban keseceğim, onun pak ruhunu sevindireceğim” dediniz mi?

Mahşerde yüz yüze gelince bana gülerek bakması, beni o kurban hediyesinden dolayı hatırlayıp memnuniyetini ifade etmesi için onun adına kurna kesmeğe var mısınız? Ve daha da çok sevinmesi için ilk Müslüman köle olan ve Efendimizin müezzini olup İslam’ın ilk ezanını okuyan Bilal-i Habeşi’nin memleketinde (Habeşistan) O’nun neslinden şu anda sefalet içinde yaşayan Müslümanlara dağıtılmak üzere kurban bağışlamağa var mısınız? Hz. Bilal’i de onun neslini de sevindirmeye var mısınız?.