ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

YOLUMUZU GÖZLEYEN MİLYONLAR VAR!


Habeşistan’da yaptığımız faaliyetler esnasında ibretlik hadiselere şahitlik ediyor, üzerimize düşen sorumluluğu damarlarımıza kadar hissediyoruz. 
Erzak dağıtımı için gittiğimiz bir bölgede evleri tek tek ziyaret edip erzak torbalarını veriyoruz. Türkiye’den geldiğimiz söyleyip milletimiz ve hayırseverlerimiz için hayır dua isteyip ayrılıyoruz.
Yine bu evlerden birisinin önündeyiz. Selamlaşıp erzağı teslim ettik ve müsaade istedik. Evden biraz uzaklaşmıştık ki yaşlıca bir kadın bağırarak arkamızdan geliyor. Telaşla tercümanımıza ne dediğini soruyoruz. Bu arada tercümanımızın da duygulandığının farkındayız. Biz “ne diyor? Ne diyor?” diye sordukça eliyle “1 dakika” diye bize işaret ediyor. Sonunda yaşlı kadın diyeceklerini bitirdi. Heyecanla tercümanımıza bakıyoruz. 
Kadın diyormuş ki “ben 80 yaşındayım, benim dedem ölmeden önce dedi ki ‘Osmanlı geri gelene kadar biz mahvolduk.’ Siz neredesiniz? Neden bizi unuttunuz? Siz nasıl insanlarsınız? Şimdiye kadar neden gelmediniz?” Bütün ekip gözlerimiz yaşlı kadının elini öpüyoruz. Kelimeler boğazımızda düğümleniyor. “İnşaallah bundan sonra daha sık geleceğiz” diyerek yolumuza devam ediyoruz.
Bu manzara karşısında ülke ve millet olarak ne kadar büyük bir sorumluluğun altında olduğumuzu bir kez daha fark ediyoruz. 21 milyon Km2’de adaletle hüküm süren Osmanlı Devletinin mirasçısı Türk milletinden yardım bekleyen milyonlarca mazlum var. Gözleri Türkiye’den gelecek bir haberde.
Hayırseverlerimizin bağış, sadaka, zekatları işte bu mazlum insanlara ulaştırılıyor.